AĞUSTOS 2013

DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM HAREKETLERİNİ GÖNÜLDEN DESTEKLİYORUZ

POSTA / 20.08.2013

Özellikle gecekondu alanlarının modern ve uygar yerleşim birimleri olarak yeniden kazanılmasında, önümüzdeki dönemde, kamu-özel sektör işbirliği çerçevesinde herkese önemli görevler düşeceğini söyleyen DAP Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Yılmaz, "İnşallah, gelecek nesiller, altyapısı tamamlanmış, yeşil alanlar, yollar, okullar, kamu alanları, eğlence ve alışveriş merkezi gibi alanların ayrıldığı, her şeyi önceden hesaplanmış ve planlanmış arsalarda üretilecek konutlarda yaşayacak" dedi.

Yüzde 90’ı deprem kuşağında yer alan Türkiye'nin, 15 milyonu aşan konut stokunun önemli bölümünün, yaş, kalite ve deprem riski açısından yenilenmesi gerektiğini belirten DAP Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Yılmaz, İstanbul'daki kentsel dönüşüm çalışmalarının Avrupalı yatırımcının ilgisini çektiğinin önemine dikkat çekti.

"Devletin, şehirdeki eski bölgelerin yenilenmesine ilişkin planlan ve bu planlara bağlı büyük ölçekli projeler yatırımcıların takibinde" diyen Ziya Yılmaz, "Önümüzdeki yıllarda kentsel dönüşüm çalışmaları İstanbul gayrimenkul piyasasının en hareketli alanı olacak. Araştırmalar, İstanbul'da gayrimenkul yatırımı yapmanın hiçbir zaman kaybettirmediğini ortaya koyuyor. Bir çok Avrupa ülkesinde ve Amerika'da yerleşik bir trend olan tarihi dokuların dönüştürülerek, yeniden kullanılması (konutta, ticari gayrimenkullerde, hatta üretim tesislerinde) ülkemizde de benimsenmeye başlandı.

Örneğin; biz son 5-6 projemizi eski fabrika arazilerinden dönüştürdüğümüz yerlere inşa ettik. İstanbul. Orta Asya ülkelerine açılarak yatırım yapmak üzere yer arayan şirketlerin tercih ettiği bir konumda. Bazı bölgeler yatırımcısına gelecekte büyük kazanç sağlayacağının sinyallerini veriyor" şeklinde konuştu.

Sizce, kentsel dönüşümde nasıl bir master plana ihtiyaç vardır?

Birkaç yıl önce "şehir taşınıyor" şeklinde bir tespitte bulunmuştuk. Dediğimiz büyük oranda doğrulandı. Uzun yıllar şehir içinde, daracık sokaklarda, yeşil alanları kısıtlı, otopark yerleri olmayan, kısaca sosyal donatı alanlarından mahrum yaşayan halk, yeni ve düzenli yerleşimlere, deprem korkusunu da ekleyerek geçiş yaptı.

Metropollerde kent içi dönüşümde, özellikle gecekondu alanlarının modern ve uygar yerleşim birimleri olarak yeniden kazanılmasında, önümüzdeki dönemde, kamu-özel sektör işbirliği ve ortaklığı çerçevesinde hepimize önemli görevler düşecek. Ve inşallah, gelecek nesiller, altyapısı tamamlanmış, yeşil alanlar, yollar, okullar, kamu alanları, eğlence ve alışveriş merkezi gibi alanların ayrıldığı, her şeyi önceden hesaplanmış ve planlanmış arsalarda üretilecek konutlarda yaşayacak.

İstanbul, dünyanın hayran olduğu bir şehir. Doğal güzellikleri ve tarihi dokusuyla herkesi kendisine çekiyor. Bizler bu güzelliği elbette korumakla mükellefiz. Ancak tarihi dokuya sahip çıkmak, sağlıksız yapılaşmayı ve harabeye dönmüş binaları 'tarihi' kabul edip korumak anlamına gelmiyor. Kentin gelişim alanları denilen bölgelerde, nitelikli inşaatlara imza atan tüm konut geliştiriciler aslında şehre katma değer sağlıyor.

Gecekondulaşmaya göz yummak yerine, şehri göz alıcı binalarla donatmayı seçenler, bir anlamda tarih yazıyor. Belki de bu binalarla, bundan 30 yıl- 40 yıl sonra torunlarımız da gururlanacak.

Dubai gibi bir şehir, yelken otelle adını dünyaya duyurdu. Bir tane sembolik binayla, 20- 30 milyar dolar harcasalar yapamayacakları tanıtımı yaptılar. Bugün, Maslak hattı, Newyork'a ve Manhattan'a benzetiliyorsa ne mutlu bizlere. Keşke ülkemizden bahsedilirken, doğal güzellikleri kadar üstün nitelikli binalarla donatıldığından, kusursuz alt yapı-üst yapıya sahip olduğundan da söz edilse...

Örnekler çoğaltılabilir. İşin özü. doğru bakış açısıyla hareket etmektir. Vizyonumuzu belirlerken, günü kurtarmak adına yapılan işlerden kaçınmalıyız, 10-15 yıl sonra dönüşüm gerektirecek inşaatlar yapmakla ülkemizi ileri götüremeyiz. Önemli olan. tasarımıyla, çevreci çözümleriyle, üstün teknolojisiyle geleceğin binalarını inşa etmektir. Kentlerin değişime ayak uyduramamış bölgelerinde yaşayanlar, mevcut koşulların iyileşmesi için dönüşüm projelerini gönülden desteklemeli ve kendileri için avantajlı koşullar yaratmaya çalışırken aşırı beklentide olmaktan kaçınılmalılar.

Ayrıca her şeyi devletten ve hükümetten beklememek lazım. Hepimiz elimizi taşın altına koymalıyız. Önce vatandaş olarak, sonra konut geliştiricisi sıfatıyla, riskli yapıların modern binalara dönüştürülmesi bizim insanımıza karşı sorumluluğumuz, ülkemize karşı da vefa borcumuzdur. Türkiye'nin kanayan yarasını çözmek adına değişim-dönüşüm hareketlerini gönülden destekleyen bir anlayışa sahibiz. Bunun sanıldığı kadar kolay olmadığını, ciddi bürokratik hamleler ve finans gerektirdiğini elbette biliyoruz. Bireysel çabaların zamanla bölgesel dönüşümlere uzanacağını, pilot uygulamaların dalga dalga yayılacağını ve ilerleyen süreçte ülkemizin modern bir çehreye kavuşacağını umuyoruz.

Türkiye ekonomisindeki ve gayrimenkul sektöründeki gelişmelere paralel DAP Yapı'nın bu dönemde yatırımları nelerdir?

Bir süredir projelerimizi rezidans-otel konseptinde çözüyor ve projelerimizde kurumsal işletim sistemini hayata geçirmek üzere çalışmalar yapıyoruz. Dünyanın bir çok ülkesinde uygulanan modelleri inceledik. Hem kullanıcıya hem de yatırımcıya faydalı olabilecek formüller araştırdık. Araştırmalarımız, Dubai merkezli Rotana grubunun 'otel işletmeciliği' alanında Afrika ve Ortadoğu bölgelerinin 'en iyisi' olduğunu gösterdi.

12 ülkede, 26 şehirde, 100'e yakın otelin işletmeciliğini yapan Rotana, 15 bin çalışanı ve 20 bin odasıyla, yılda 5 milyon ziyaretçiyi ağırlıyor. Markamızı en geniş anlamda, farklı coğrafyalara taşımak adına. Rotana ile güç birliği yapmaya karar verdik ve VİP DAP adlı turizm şirketimizi kurduk. Dalga, Burgu. Tango ve Vazo Kulelerimizin kurumsal sistemle işleteceğiz. Projelerimiz başta Arap ülkeleri olmak üzere pek çok Ortadoğu ve Avrupa ülkesinin takibinde. Dubai ve İran'dan teklifler alıyoruz. Bazılarıyla ortak projeler geliştirebiliriz.

Emlak Konut GYO'nun Kartal arsasında muhteşem bir projeyi hayata geçirmek üzere çalışmalarımızı başlattık. Bu proje İstanbul'un denize sıfır, bu ölçekteki tek gayrimenkul projesi olma özelliğini taşıyor. Kartal'daki arsanın benzerini dünyada aradım ama bulamadım. Bu kadar geniş kapsamlısını görmedim. İçinde marina, okul, AVM, hastane, rezidans, ofis ve cami gibi birçok farklı unsur yer alıyor. Önünde marina bulunan ilk karma proje.

Projenin konseptini neredeyse tamamladık. DAP Yapı olarak, ülkemizde denenmemiş, orijinal mimari tasarımları olan projeler üretmeye devam edeceğiz. Yatırım olarak E-5'in altından Beykoz'a, oradan Sarıyer, Şişli, Bomonti, Kağıthane'ye doğru geniş bir alanla ilgileniyor ve merkezi konumlarda arazi geliştiriyoruz.

Güncel projelerinizin mevcut durumu ve hedef kitlesinden bahseder misiniz? Ayrıca, projelerinizin ne kadarı ticari ne kadarı konut alanıdır?

90'lı yıllardan itibaren inşaat sektöründe faaliyet gösteren şirketimiz bugüne kadar binlerce konut üretmiştir. Tamamlanıp teslim edilen projelerde on binlerce insan yaşamaktadır.

En yeni konut projemiz Vazo Kule'dir. Eski Hitit vazosundan yola çıkarak tasarladığımız Vazo Kule, Fener'den başlayıp Tuzla'ya kadar devam eden Türkiye'nin en uzun sahil bandı üzerinde, İstanbul'un yeni cazibe merkezi Maltepe Dragos'ta yükseliyor. Kadıköy, Bağdat Caddesi, havalimanı, TEM ve E-5 bağlantı yolları, sahil yolu, marina, metro gibi kara, hava, deniz ve raylı ulaşım hatlarına olan yakınlığıyla lokasyon avantajı sunuyor.

5 yıldızlı otel konforuna sahip olan projede, lobi, danışmanlık, kat hizmeti, 7/24 özel güvenlik, yürüyüş parkurları, fitness merkezi, Türk hamamı, açılır kapanır 4 mevsim yüzme havuzu, mini alışveriş merkezi, kafeler. restoranlar, otopark ve helikopter pisti bulunuyor.

Vazo Kule Home Ofis'te VIP Asistan; sekreter, yardımcı personel v.b ihtiyaçlarınızı tamamen ortadan kaldırarak 7/24 özel asistan, back office ve concierge hizmetleri sunuyor. Ofis Yönetim Sistemiyle de, işletmenizin ihtiyaç duyduğu lobi, asistan odası, toplantı odası, salon v.b yüzlerce, binlerce metrekarelik alanı maliyetli bir yatırımla satın almak yerine katkı payı ödeyerek dilediğiniz zaman kullanabiliyorsunuz.

En yeni ofis projemiz ise Bumerang Ofis'dir. Avrupa Yakasının hızla değişen ve gelişen yeni iş merkezi Şişli-Mecidiyeköy Çağlayan-Kağıthane aksında, İstanbul'a yeni bir ofis kavramı kazandıracak olan Bumerang, A Plus bir ofis özelliğiyle öne çıkıyor. Çağlayan üzerinden Şişli'ye çıkan yolun köşe başında konumlanan proje, 12 bin metrekarelik kapalı inşaat alanına sahip olup, 95 adet bağımsız bölümden oluşuyor.

Projede 80 adet ofis alanı ile 15 adet dükkan bulunuyor. Bumerang Ofis'te, 6,5 ile 10 yıl gibi makul bir sürede amorti eden ofis yönetim sistemiyle çalışma ortamından yansıyan kusursuzluk kazançla birleşiyor. Projenin avantajlı yönetim sistemi, asistan çalıştırma ihtiyacını üzerinizden alarak buna ilişkin masrafları tasarruf etmenizi sağlıyor.

DAP Yapı olarak, 2013 ile İlgili öngörüleriniz nelerdir?

Gayrimenkul sektöründe son derece hareketli günler yaşıyoruz. Yılın ilk yarısına yaklaşırken yatırımların hız kazandığını ve yeni projelerin birbiri ardına sunulduğunu görüyoruz. Türkiye, en hızlı büyüyen ülkelerin başında geliyor. Ülkemiz, son 10 yılda rekor düzeyde büyüyerek, dünyada yıldız ülke oldu. Küresel krizin devam ettiği süreçte Türkiye'nin bu denli büyümesinde inşaat sektöründeki yatırımlar ve talep önemli rol oynadı. Kredi notumuz yükseliyor; genç nüfusumuz ve 11 bin doları yakın milli gelirimiz yatırımcı nezdinde potansiyel anlamına geliyor.

Göstergeler, Türkiye'nin geleceğin yatırım ülkesi olduğunu işaret ederken. 2023 vizyonunda ülkemizin bambaşka bir noktaya ulaşacağına kesin gözüyle bakılıyor. Türkiye küresel krizden Batı Avrupalı ülkelere kıyasla daha az etkilendiği için, dünyanın ilgisi ülkemize odaklanmış durumda. Türkiye, bölgesel güç olmaktan çıkıp bir dünya gücüne dönüşüyor. Bu yatırım hamlesinin dışında kalmamak gerekiyor.

Lüks konutlarda uygulanmaya başlanan KDV oranlan sektörü nasıl etkileyecektir?

Büyük konut geliştiriciler zaten inşaat sürecinde gelen zamları kendi içlerinde çözüp müşteriye yansıtmamaya gayret ediyorlar. DAP Yapı olarak çoğu zaman kendi öz kaynaklarımızı devreye sokup finanse ediyoruz. KDV konusunu da, alıcıyı zorlamayacak şekilde hafifletmenin çabasındayız. Satış fiyatlarını belli dönemlerde sabitleyerek zamdan etkilenmemesini sağlamak yönünde kendimizden fedakarlık ediyoruz.

Mütekabiliyet konusundaki görüşlerinizi aktarır mısınız?

Yabancıya oturum izninin verilmesi olumlu bir adımdı ancak 1 yıllık süren yetersiz kalacaktır. Bir yabancının başka bir ülkeye taşınıp yerleşmesi, orada yaşamaya başlaması ve alışması için daha uzun zaman gerekir. Yine de, yabancı yatırımı ülkemize çekmek anlamında doğru bir adımdır. Ülkemize gelen her turist, gönüllü bir turizm elçisi olduğu gibi. ekonomik anlamda kazanç vaat eden bir kaynaktır; ülkeye de döviz kazandırır.

Batılıların 'kazan-kazan' dedikleri meşhur formül işlemeye başlar. Orjinal tasarımıyla, teknolojisiyle, konumu, lokasyonu ve eksiksiz donatılarıyla dünya standartlarının üstünde üretimler gerçekleştiriyoruz. Projelerimiz uluslararası platformlarda ödüller kazanıyor. Sadece yurt içinden değil yurt dışında da birçok ülkeden atıcı ve yatırımcılardan talep görüyor. Nitekim sadece yurt içinden değil. Almanya, Amerika. Suudi Arabistan, İsviçre ve Mısır gibi ülkelerden gelen alıcı ve yatırımcı müşterilerimiz oldu. Bunlar ağırlıklı olarak o ülkelerde yaşayan Türk vatandaşları olmakla birlikte aralarında yabancılarda vardı.

Son olarak, konut üretimi ve geliştirmede hedeflenen büyümenin sürdürülebilir olması için nelere ihtiyaç var?

Sadece sektörümüzde değil, ülkemiz açısından da umut vaat eden, başarılı ve parlak bir sürecin içindeyiz. Bu süreci iyi değerlendirmeli ve hepimiz üstümüze düşeni fazlasıyla yapmalıyız. Bizim DAP Yapı olarak bu süreçteki rolümüz, insanımıza hak ettiği kalitede yaşam alanları sunmak ve ürettiğimiz binalarla ülkemizin vitrinini güzelleştirmektir. Üretimlerimizde ise, hepinizin bildiği üzere "farklılık" anlayışını benimsiyoruz.

  • BASINDA BİZ
  • 20.08.2013
  • HABERİ PAYLAŞ :
Dap Yapı WhatsApp Hattı